Emin Kanbur yaptığı açıklamada:Türk çaycılığı, son 15–20 yıldır ertelenen yapısal sorunlar nedeniyle kritik bir eşiktedir. Bugün yaşanan kriz; kötü hasat, denetimsiz yaş çay alımı, kalite kaybı ve tüketicinin farkında olmadan niteliksiz ürüne yöneltilmesiyle derinleşmiştir. Bu gidişat durdurulmazsa, Türk çayı hem damakta hem piyasada değerini yitirecektir.
Sorunun özü nettir:
Hukuki bir çerçeve olmadan bu alanda kalıcı bir iyileşme mümkün değildir.
Bu nedenle Çay Kanunu artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Türk Çayının Kurtuluşu İçin 4 Temel Madde
1. Sabit Taban Fiyat (Vazgeçilmezdir)
Yaş çayda sabit taban fiyat, üreticinin emeğinin ve sektörün sürdürülebilirliğinin teminatıdır. Fiyat oynaklığı kaliteyi düşürür, piyasayı bozar, güveni yok eder.
2. Doğru Hasat – Temiz Bahçe
Hasat, Siyah Çay Tebliği’ne uygun şekilde (2,5–3 yaprak, %3–4 çay çöpü oranı) yapılmalıdır. Bu standart, kalite düşüşünün ve çay çöpü sorunlarının kökten çözümüdür.
3. Çay Çöpü Gıda Dışına Çıkarılmalıdır
İmalat sonrası çay çöpleri kesin talimatla gıda zincirinden çıkarılmalı; yalnızca gübre, yakacak ve benzeri alanlarda kullanılmalıdır.
Çay çöpü çay değildir.
4. Destekleme Primi Geri Gelmelidir
Destekleme primi, sadece ekonomik bir katkı değil; kayıtlı alımın, denetimin ve şeffaflığın anahtarıdır. Üreticinin kazanılmış hakkıdır.
Aksi Takdirde Ne Olur?
• Türk çayı damak tadını kaybeder
• Dürüst ve nitelikli küçük işletmeler piyasadan silinir
• Çay bahçeleri verimsizleşir
• Bölgesel gelir kaynağımız yok olma sürecine girer
Sonuç
2026 yılı, Türk çayı için bir dönüm noktası olabilir.
Günü kurtaran çözümler değil, kapsamlı ve bağlayıcı bir Çay Kanunu ile üreticiden tüketiciye kadar tüm zincir korunmalıdır.
Bu mesele bir kesimin değil, Türkiye’nin meselesidir.
Türk çayının geleceği için şimdi karar zamanıdır.
Emin Kanbur
Yaş Çay Üretici
Admin







